Ateistlerin maddenin kurallarına endeksli görüşlerinden dolayı herhangi bir ahlak ölçütü belirlemeleri mümkün değildir. Çünkü hiçbir ahlak ölçütünün duyusal olarak yanlışlanabilirliği yoktur. Halbuki materyalistler duyusal yanlışlanabilirliği güvenilir bilginin en temel şartı olarak görmektedirler. Buna göre ahlak konusunda bir hüküm vermeleri yada verilmiş bir hükmü kabul etmeleri imkansızdır.







Materyalistler herhangi bir ahlak felsefesi benimsedikleri anda kendi görüşleri ile açık bir çelişkiye düşeceklerdir. Eğer "ateist herhangi bir ahlak felsefesini benimseyebilir" diyorlarsa bu çıkmaza girdikleri anda kendilerini kurtarmak için yanlışlanabilir olmayan bilgiyi kabul ettiklerini gösterir. Halbuki başka konularda duyusal yanlışlanabilirliği güvenilir bilgide temel esas olarak kullanırlar. Ya da kabul edecekler fakat kabul ettikleri bu bilgiye güvenmeyeceklerdir.







Örneğin Zinanın yada eşcinselliğin kötü bir davranış olduğu yargısı duyusal yanlışlanabilir niteliği olmayan bir bilgidir. Maddecilerin zinaya ya da eşcinselliğe "kötü" diyebilmeleri için mecbur yanlışlanabilir nitelik taşımayan felsefik bilgiye başvurmaları gerekecektir. Ya da birçok ateistin dediği gibi bunun bilimsel olarak kötü olduğunu kanıtlayamazsın öyleyse kötü de demeyeceksin iyi de demeyeceksin deyip belirsizlikte karar kılacaktır.







Kötülüğünü ateistlerden başka herkesin bildiği zinanın yada eşcinsellik gibi bir davranışın bile kötü olduğunu belirleyemeyen yada buna hüküm vermek için kendisiyle çelişmek zorunda kalan bir görüş elbette ki gerçeği ifade edebilecek bir görüş olmaktan son derece uzaktır.